koliartspace-logo.png

Evcilleşmemiş//Untamed

Evcilleşmemiş / Untamed Mitolojik Soruların Silas’ın Bedeninde Yeniden Sorulduğu Bir Karşılaşma Susan Silas’ın “Evcilleşmemiş” sergisi, 15 Nisan / 30 Nisan 2022 Tarihleri arasında “Senkron Eş Zamanlı Video Sergileri” kapsamında KOLİ Art Space’de Açılıyor ! New York’ta yaşayan Macar asıllı sanatçı Susan Silas’ın üç videosundan oluşan “Evcilleşmemiş / Untamed” sergisi “Senkron Eş Zamanlı Video Sergileri” kapsamında Koli Art Space’de gösterilecek. Sergide yer alacak videolar; Leda and the Swan, Aging Venus ve Sleeping Aphrodite mitolojilerdeki sürekli yaşanan karmaşıklığı ve bunun Batı Kültürü ile etkileşimini yansıtmaktadır. Leda Pompeii’deki ayakta kalan mozaiklerde, antik heykellerde, Michelangelo’nun resimlerinde ve 20.yy fotoğraflarında ortaya çıkıyor. Tahammül ettiği hayvansallığın yasadışı bir tasviri mi? Ya da güzelliğiyle Troya Savaşına neden olan Helen'in annesi olduğu için mi? Zeus bir kuğu kılığına bürünüp Leda’yı baştan çıkarıp tecavüz etmeye çalışır. Neden bir tanrı yerine kuğu kılığına girip Leda’yı baştan çıkarıp tecavüz etmenin daha kolay olduğu hiçbir zaman açıklanmıyor. Video, derine dalmak için bir kadın (ve yaşlanan bedeni) öne sürüyor, fakat kuğu tamamıyla bencil ve narsist bir şekilde tüylerini yalıyor. Hangi aktörün av hangisinin avcı olduğunu belirsizleştiren bir sahne yaratıyor. Afrodit Roma için ne ise Venüs de Yunanistan için aynıdır: aşk, güzellik, arzu ve seksin tanrıçası. Aging Venus işinde Venüs’ü yaşlanan bir kadın bedeni temsili olarak öne sürmek ne anlama gelir? Medyada fazlasıyla yayınlanan çıplak kadın imgesine rağmen, aralarında yaşlanan kadınlara rastlamak çok nadirdir. Hermaphroditus, Hermes ve Afrodit’in oğludur. Hermaphroditus peri olan Salmacis’in kendisi ile yakınlaşmak istemesini reddetmesi üzerine, Salmacis bedenlerini birleştirmek için Zeus’un peşine düşer. Louvre ve Uffizi müzesinde sergilenen Uyuyan Afrodit’in mermer heykelleri bu birleşmiş iki bedeni temsil eder. Şaşkınlık, güzellik ve gücü tasvir eden bir bedendir. Heykel, yalnızca zevk içerisinde birleşen aşıkların deneyimlerine değil, aynı zamanda yeni doğmuş bir bebeğe ona daha isimlendirilmeden önce bile atanan erkek ve kadın sınırlarına meydan okuyarak, bedenin cinsiyette akışkan olarak yeniden çerçevelenmesini anlatıyor. Sleeping Aphrodite videosu; heykeldeki bükümlü duruşu benimseyerek, bedeninin sınırlarına karşı bir başkaldırıdır.

birbirimizin_huzurunda_poster_35x50.jpg

Birbirimizin Huzurunda

Kürat.rlüğünü Melis Bektaş’ın üstlendiği “Birbirimizin Huzurunda” , yaşamın güvencesizlik ve kırılganlık içinden duyumsandığı bir zamanda beden ve kırılganlıkları bıraktığımız açıklıklar ve bağlantılar üzerinden yorumluyor, bize ait olduğunu hissettiğimiz ve bize ait olmayan bir dizi bakış

açısıyla karşılaşılan bir alan yaratıyor.

 

Sergide beraber co., Pelin Çağlar, Umut Erbaş ve Mihriban Tandoğan sanatsal pratiklerinin genelindeki performatif ihlal; geçişlilik, geçicilik ve katmanlılığın yanı sıra beden, coğrafya, kültür, kimlik ve zihne dair yaşanabilirliği ve yaralanabilirliği ele alış biçimleriyle bir araya geliyorlar. Başkaları tarafından, bilinen ve bilinmeyen, uzak ve yakın, sosyal normlara göre, tarihsel olarak belirli koşullara göre şekillenen, sosyal ve politik kuruluşlarca ve çevresel faktörler tarafından hep yeniden inşa edilen beden serginin çıkış noktası. Bedenin kamusallığını düşünürken, "Birbirimizin Huzurunda’’ isminde birliktelik ihtimalini, birbirimiz olma fikrini sorunsallaştırıyor ve

tartışmaya açıyoruz. Canlı bir paradoks ve yeni toplumsal ontoloji ihtiyacı içinde devam eden tartışmalar sergide fotoğraf, video ve resim üzerinden kırılganlığın ve yaralanabilirliğin izlerini sürüyor.

Beraber co., Pelin Çağlar, Umut Erbaş ve Mihriban Tandoğan işlerinden oluşan "Birbirimizin Huzurunda" Sergisi Açılışı: 12 Mart 2022 saat: 16:00/21:00 arasında ve Sergi konuşması: Serginin Küratörü Melis Bektaş eşliğinde 19 Mart 2022 saat: 15.00’te gerçekleşecektir. Sergi: 12 Mart / 2 Nisan 2022 tarihleri arasında; Pazar, Pazartesi ve Salı günleri hariç 13:00/18:00 saatleri arası gezilebilecektir. Sanatçı Konuşması: Serginin kürat.rü Melis Bektaş eşliğinde 19 Mart 2022 saat:15:00’te gerçekleşecektir. KOLİ Art Space; “Sürdürülebilirlik Fonu 2021-2022” kapsamında SAHA tarafından desteklenmektedir.

Küratörlüğünü M. Wenda Koyuncu’nun Üstlendiği Gülen Eren’in Kişisel Sergisi “Ayaklarımın Altındaki Toprak”, 5 Şubat / 26 Şubat 2022 Tarihleri Arasında, KOLİ Art Space’de İzleyiciler İle Buluşuyor !

 

Bütüncül Bir Dünya İmgesini Oluşturmanın İmkansızlığı Üzerine Bir Davet

Sanatçı: Gülen Eren

Küratör: M.Wenda Koyuncu

Ayaklarımın altındaki toprak…; insan belleğini yaralı bir haritadan ibaret kılan, ruhsal dünyası üzerinde kederli oyuklar açan çeşitli toplumsal, siyasi ve psikolojik halleri bir araya getiriyor. Gülen Eren’in son yıllardaki üretimlerinden oluşan sergi bütüncül bir dünya imgesini oluşturmanın imkandışılığını sorgulamaya davet ediyor.

 

*Birhan Keskin’in Karıncalar adlı şiirinde geçen ‘’ayaklarımın altındaki toprak…’’ dizesine atıfla bir araya gelen çalışmalarda Eren, sanki gelip konuşmaya sığınmış, ahrazlıktan kurtulmaya çalışıp bütün bir varlık olmaya çalışanın konuşmasına bir perde aralıyor.

Ayaklarımın Altındaki Toprak

Gülen Eren’in farklı disiplinleri bir arada kullandığı “Ayaklarımın Altındaki Toprak” sergisi, 5 / 26 Şubat 2022 tarihleri arasında KOLİ Art Space’de izlenebilecek, ayrıca 19 Şubat 2022 saat: 15.00’da Küratör M.Wenda Koyuncu eşliğinde sanatçı konuşması gerçekleşecektir.

Sergi: 5 Şubat / 26 Şubat 2022 tarihleri arasında; Pazar, Pazartesi ve Salı günleri hariç 13:00/18:00 saatleri arası gezilebilecektir.

Sanatçı Konuşması: Küratör M. Wenda Koyuncu eşliğinde 19 Şubat 2022 saat:15:00’da gerçekleşecektir.

@3deartstudio üretim ve destekleri için teşekkürler.

 

KOLİ Art Space; “Sürdürülebilirlik Fonu 2021-2022” kapsamında SAHA tarafından desteklenmektedir.

tum_sular_catlagini_bulana_kadar.webp

TÜM SULAR ÇATLAĞINI BULANA KADAR

Ateş Alpar, bu performansında, suyu ve bakışı odağına alarak çifte bir arayışın peşinde hem suyun hem de bakışın önüne çekilmiş bentlerin ötesine nasıl geçilebileceğini soruyor. Çatlağını arayan suyun ve aynada kendi imgesiyle karşılaşan bakışın kesişiminde, insanın sadece kendisine bakarak değil, tam da kendisinden öteye bakarak, aynada sadece kendini değil, çerçevenin kenarlarından sızanları da görerek yüzleşmesinin imkânını sorguluyor. Her 19 Ocak'ta biraz daha çoraklaşan ve çatırdayan topraklarda, seyircileri kendi sorularına, suyun çatlağı, bakışın hakikati arayışına ortak olmaya; bakmaya, görmeye ve hissetmeye davet ediyor.

hadi_bana_gecelim_poster.jpg

HADİ BANA GEÇELİM

KOLİ Art Space’de, 8 Ocak / 29 Ocak 2021 Tarihleri Arasında, Yılın İlk Sergisi Açılıyor!Bedenin kuir temasına kapı açan bir davet!AHMET RÜSTEM EKİCİ * ATEŞ ALPAR * HAKAN SORAR * MERT ÇAĞIL TÜRKAY“Hadi Bana Geçelim”, izleyeni, sanatçıların kişisel deneyimlerinden oluşan hikâyelerle örülü bir tahayyül alanına davet eder. Özel alana olan bu davet, kimi zaman kamusal alanda “buluşturamadıkları” beden imgesinin izini sürer kimi zaman da potansiyelinin ötesinde, direnişe doğru ilerleyen bir etki bırakır.İz, temas ve bellek kavramları etrafında dolanan bu sergide; kültür tarafından şekillendirmiş bellek, bireysel izler karşısında aldığı konum ile bedene dair yeni bir sorgulama alanı açar. İz, sadece bir sembol olarak ortaya çıkmaz, kuir bir ivme ile çıktığı yolda bedenin toplumsal bellekteki yerini de irdelemeye başlar. Bu bireysel izler kuirleri birbirine nasıl bağlar? Sergide sanatçılar bedeni, izlerin oluşturduğu bellek neticesinde bir oyun alanına çevirirler. Yara izleri, ten ve hafıza, terminoloji ve kültürel travmalar üzerinden bir beden okuması sunarlar. Günlük nesneleri ve çeşitli materyalleri de pratiklerine dahil ederek basmakalıp kontrolleri aktif bir biçimde aşıp yenilikçi kuir formlar ortaya koyarlar.

IOL_Poster_B3.jpg

Sergi ve müzik etkinlikleri, Goethe Institut İstanbul ile birlikte Türkiye’den Almanya’ya işçi göçünün 60. yılı anısına oluşturulan Gurbette Hasret projesinin birer parçasıdır. Sergi: 17 Aralık / 31 Aralık 2021 tarihleri arasında, Çarşamba, Perşembe, Cuma ve Cumartesi günleri 13:00/18:00 saatleri arası gezilebilecektir. Müzik etkinliği: Sound Talk ve “dinleme partisi” Ladies on Records ve DJ İpek ile 25 Aralık 2021, saat 19.00’de KOLİ Art Space’de.

GURBETTE HASRET
INTIMACY OF LONGING

Gurbette Hasret, Hasretin Müzikal İfadesinin Anılardaki Karşılığının Hikayesi KOLİ Art Space, 17 Aralık / 31 Aralık 2021 Tarihleri Arasında, Türkiye’den Almanya’ya Göç Eden Kadınların Öykülerini Müzik Aracılığıyla Anlatan Gurbette Hasret Projesi Sergisine Ev Sahipliği Yapıyor. Gizem Winter // Ladies on Records Sergi ve müzik etkinlikleri; Gurbette Hasret; özlemin, kişisel değişim ve dönüşümün hikayesidir. İllüstrasyonlar ve müzikal hikaye anlatıcılığı bu zorlu ve mücadele dolu öyküye eşlik eder. Kornelia Binicewicz (Ladies on Records), Türkiye’den Almanya’ya göç eden kadınların duygusal yaşantılarına odaklandı ve kişisel özlem anlatılarını dinledi. Kadınların biyografik ve müzikal anıları, zorlu bir değişim ve dönüşüm sürecinden geçmelerine yardımcı olan şarkılara işlendi. Gizem Winter da göçün bireysel ve müşterek deneyimlerinden çıkan hikayeleri resimledi. Böylece, bir illüstratör olarak Gizem Winter’ın göç eden kadınların anılarından yola çıkarak ürettiği illüstrasyonları ve bir antropolog olarak Kornelia Binicewicz’ın bu kadınlarla yaptığı röportajları “Gurbette Hasret” projesinde bir araya gelerek, kadın göçünün anlamlı anlarını yakalamaya çalışan kayıtlar oluşturdu. Gurbette Hasret sergisi, 17- 31 Aralık 2021 tarihleri arasında KOLİ Art Space’de izlenebilecek ve 25 Aralık 2021 saat 19.00’de Ladies on Records ve DJ İpek eşliğinde Sound Talk ve “dinleme partisi” gerçekleşecektir.

on_ikinci_ev.jpg

KOLİ Art Space x On İkinci Ev ✨ Mekânımızı tek kişilik bir performans olan On İkinci Ev'e açıyoruz. Biletler @mobilet'te satışta! 🥁 Tükenmeden alın.


🔸 19 Kasım Cuma 20.00 Oyun ve fuaye
🔸 20 Kasım Cumartesi 18.00 Oyun, söyleşi ve kokteyl

"Sesini bulmaya çalışan bir kadının çıktığı yolda çocukluktan ilk gençliğe, ötekilerin gözünden İstanbul’un seslerine uzanan hikayesi… Burada şehirler, evler, aşklar, şarkılar var. Evlerin arasında gezinirken seyirciyle neşeli bir dil kurgulayan anlatıcı yaşamı boyunca üzerine yüklenen çelişkili kimlikleri anlamaya çalışıyor. Otobiyografik ögelerle yaratılan On İkinci Ev seyirciyle bir diyalog kurma çabası. Sesini arayan herkes için..."

Koli Art Space’te gerçekleşecek olan etkinliklerde (19 ve 20 Kasım) oturma düzeni açık havada sağlanacaktır. Hava şartlarına uygun biçimde önleminizi almanızı rica ederiz. 19 Kasım Cuma günü etkinliğimizin sonrasında kahve ikramı eşliğinde fuaye yapılacak, 20 Kasım Cumartesi günü ise söyleşi yapılacak ve kokteyl verilecektir.

Yöneten: Salih Usta

Oynayan: Melek Ceylan

Dramaturji: Yaşam Özlem Gülseven

Metin-İçerik Danışmanı: Mürüvet Esra Yıldırım

Hareket Düzeni: Dilan Yoğun

Kostüm Tasarım: Hilal Polat

Işık Tasarımı: Utku Kara

Kondisyon: Selin Aldoğan

Asistanlar: Burcu Kaya, Sevda Yeliz Nar, Tutku Aksu

İletişim Danışmanı: Zeynep Nur Ayanoğlu

Oyun Fotoğrafları: Orçun Kaya

Afiş Tasarım: Müjde Başkale

Süre: Tek Perde 70’

yael_50x70_afis_baski_rgb.jpg

Öznelliği Ararken Beden ve Taşlar Arasında Uzanan Bir Keşif Süreci

Yael Meiry, on yılı aşkın bir süredir bedenlere bakıyor, çeşitli biçimlerdeki ilişkilerin kavramını ve nasıl kurulduğunu keşfederken insanlığı ve öznelliği, inşa edilmiş iktidar ve toplumsal ilişkiler bağlamında arıyor. “Artık Yalnız Kaldığımıza Göre” sergisinde bu keşfi sürdürmek için bir arzu nesnesi arayan Meiry, bütününden kopmuş, sembolik bedensiz parçalar olarak taşlara doğru çekiliyor. Taşların toplanması, kalıpların oluşturulması ve çeşitli malzemelerden heykellerin dökümünü içeren çalışma süreci sonunda titiz stüdyo fotoğrafları ile sonuçlanıyor ve sergi alanında, diğer görüntülerle birlikte sahneleniyor. Nesneler ve kavramların aralarındaki buluşma, sıradan olanın karmaşıklığını, yıkıcılığını ve cazibesini ortaya çıkarıyor.

Yael Meiry; (1982) Tel Aviv'de yaşıyor ve çalışıyor. Fotoğrafı, politik ve sosyal meselelerin göstergeleri olarak biçim ve kimlik konularını sorgulamak için kullanıyor. Meiry, Hayfa Sanat Müzesi'nde ve Galeri 4'teki kişisel sergileri ile birlikte Herzliya Müzesi, Eretz İsrail Müzesi, Indie Galeri, HaMidrasha Galeri ve daha birçok mekânda grup sergilerine katıldı. Farklı misafir sanatçı programları ve sanat programlarında yer almasının yanı sıra, aralarında Mifal HaPais Konseyi ödülü, Asylum Arts ödülü, Rabinovich Vakfı ödülü ve LGBTQ sanat için Artiq ödüllerinin de sahibi oldu. Beş adet fotozininin yayınlanmasının ardından, oluşturduğu fotoğraf kitabı MOPLA Fotokitap Sergisi, İstanbul Photobook Festival, Chicago Sanat Kitabı Fuarı ve Artport Kitap Fuarı'nda gösterildi.

Dünya Kendisine Benim İçimden Bakıyor
The Earth Is Looking At Itself Through Me 

ozge_poster_ig_web.png

Maddeyi dıştan değil içten tanımaya yönelik modern mistik bir araştırma

Küratörlüğünü Tuba Kocakaya’nın üstlendiği Özge Horasan’ın ilk kişisel sergisi “Dünya Kendisine Benim İçimden Bakıyor”, 16 Eylül – 10 Ekim 2021 tarihleri arasında KOLİ Art Space’te izleyici ile buluşuyor. Sergi, Kadıköy Belediyesi’nin desteği ile gerçekleşecek olan Mahalle Festivali kapsamındaki paralel etkinliklerden biridir. Özge Horasan’ın nedensellik ve bağlantılar üzerinden doğa ile kurduğu ilişki, malzemeyi ve süreci iş üretme pratiğinin merkezine alan bir meditasyon biçimini andırıyor. Biyoloji eğitiminin ardından bitki biyolojisi üzerine master yapan Horasan’ın doğa ile ilişkisi karşılaşmalar, kendiliğindenlik ve doğal malzeme ile uyumlanma içeren açık bir oyun. “Dünya Kendisine Benim İçimden Bakıyor” sergisi sanatçının doğaya olan hayranlığının bir dışavurumu gibi, titiz, derinlikli ve hassas. Yaşamın büyüsünü yüceltirken, kendi içgüdülerinin sesini dinleyerek kadın olmanın verdiği üretkenliği kutluyor. Kendi cümleleri ile; “Doğal malzeme ile kurduğum ilişki, beni terbiye ediyor.Dolanıyorum, bitkiler, taş ve toprak buluyorum. Beni çağırdıkları yerlere gidiyorum, vermek istedikleri kadarını alıyorum. Nereden geldiği belli olmayan düşünceleri izliyorum. Eziyor, parçalıyor, yeniden bir araya getiriyorum. Uzaktan bakıyor, içine dalıyor, kendi küçük laboratuvarımda çalışıyorum. Suyunu çıkarıyor, özünü ödünç alıyor, çoğaltıyor, dağıtıyorum. Renk alıyor, renk veriyorum. Cismini ve şekliniözümsüyor, onu elimin düşüncesine dönüştürüyorum. Maddenin ağırlığı bende böyle hafifliyor.” Bu düşünceler ekseninde sanatçının ürettiği; tekstil, fotoğraf, toprak ve kağıt işleri 10 Ekim’e kadar Kadıköy Yeldeğirmeni’nde KOLİ Art Space de görülebilir.

KARŞI PENCERE

sari_afis-35x50cm.jpg

KOLİ Art Space’in görme, gözetleme ve voyörizm kavramına odaklandığı ikinci sergisi açılıyor!

 

Küratörlüğünü Melike Bayık’ın üstlendiği  gözetleme kavramına odaklanarak güncel bir durum tespiti ve sorgulama niyeti taşıyan “Karşı Pencere” sergisi 8 Haziran – 2 Temmuz 2021 tarihleri arasında Kadıköy Yeldeğirmeni’nde KOLİ Art Space’te izleyici ile buluşuyor.

 

Karşı Pencere sergisi gözetim, voyörizm(röntgencilik) ve cinsiyet olgularından yola çıkarak, mahremiyet, gözetleyen–gözetlenen ilişkisi, görme ve izleme, bakış, teşhir, özel alan ve gözetlemenin bedenin sınırlarına müdahale etmesi üzerinden cinsiyet rollerinin sorgulanması gibi kavramlar üzerine şekilleniyor. Sergide Başak Bugay, Ahmet Rüstem Ekici, Tuba Geçgel, Can Küçük, Berkay Tuncay ve Eşref Yıldırım’ın disiplinlerarası (video, yerleştirme, fotoğraf, resim ve örgü) eserleri çok boyutlu bir yapı güden küratöryel tasarımı ile kurgulandı. Gözetlemeyi, mahremiyetin ve voyörizmin sınırlarını yeniden sorgulatacak olan Karşı Pencere sergisi 2 Temmuz 2021 tarihine kadar Kadıköy Yeldeğirmeni’nde, KOLİ Art Space’te görülebilir.

Sergi: 8 Haziran-2 Temmuz 2021 tarihleri arasında Pazar ve Pazartesi günleri hariç 13:00-18:00 saatleri arası gezilebilecektir.