koliartspace-logo.png
IOL_Poster_B3.jpg

Sergi ve müzik etkinlikleri, Goethe Institut İstanbul ile birlikte Türkiye’den Almanya’ya işçi göçünün 60. yılı anısına oluşturulan Gurbette Hasret projesinin birer parçasıdır. Sergi: 17 Aralık / 31 Aralık 2021 tarihleri arasında, Çarşamba, Perşembe, Cuma ve Cumartesi günleri 13:00/18:00 saatleri arası gezilebilecektir. Müzik etkinliği: Sound Talk ve “dinleme partisi” Ladies on Records ve DJ İpek ile 25 Aralık 2021, saat 19.00’de KOLİ Art Space’de.

GURBETTE HASRET
INTIMACY OF LONGING

Gurbette Hasret, Hasretin Müzikal İfadesinin Anılardaki Karşılığının Hikayesi KOLİ Art Space, 17 Aralık / 31 Aralık 2021 Tarihleri Arasında, Türkiye’den Almanya’ya Göç Eden Kadınların Öykülerini Müzik Aracılığıyla Anlatan Gurbette Hasret Projesi Sergisine Ev Sahipliği Yapıyor. Gizem Winter // Ladies on Records Sergi ve müzik etkinlikleri; Gurbette Hasret; özlemin, kişisel değişim ve dönüşümün hikayesidir. İllüstrasyonlar ve müzikal hikaye anlatıcılığı bu zorlu ve mücadele dolu öyküye eşlik eder. Kornelia Binicewicz (Ladies on Records), Türkiye’den Almanya’ya göç eden kadınların duygusal yaşantılarına odaklandı ve kişisel özlem anlatılarını dinledi. Kadınların biyografik ve müzikal anıları, zorlu bir değişim ve dönüşüm sürecinden geçmelerine yardımcı olan şarkılara işlendi. Gizem Winter da göçün bireysel ve müşterek deneyimlerinden çıkan hikayeleri resimledi. Böylece, bir illüstratör olarak Gizem Winter’ın göç eden kadınların anılarından yola çıkarak ürettiği illüstrasyonları ve bir antropolog olarak Kornelia Binicewicz’ın bu kadınlarla yaptığı röportajları “Gurbette Hasret” projesinde bir araya gelerek, kadın göçünün anlamlı anlarını yakalamaya çalışan kayıtlar oluşturdu. Gurbette Hasret sergisi, 17- 31 Aralık 2021 tarihleri arasında KOLİ Art Space’de izlenebilecek ve 25 Aralık 2021 saat 19.00’de Ladies on Records ve DJ İpek eşliğinde Sound Talk ve “dinleme partisi” gerçekleşecektir.

on_ikinci_ev.jpg

KOLİ Art Space x On İkinci Ev ✨ Mekânımızı tek kişilik bir performans olan On İkinci Ev'e açıyoruz. Biletler @mobilet'te satışta! 🥁 Tükenmeden alın.


🔸 19 Kasım Cuma 20.00 Oyun ve fuaye
🔸 20 Kasım Cumartesi 18.00 Oyun, söyleşi ve kokteyl

"Sesini bulmaya çalışan bir kadının çıktığı yolda çocukluktan ilk gençliğe, ötekilerin gözünden İstanbul’un seslerine uzanan hikayesi… Burada şehirler, evler, aşklar, şarkılar var. Evlerin arasında gezinirken seyirciyle neşeli bir dil kurgulayan anlatıcı yaşamı boyunca üzerine yüklenen çelişkili kimlikleri anlamaya çalışıyor. Otobiyografik ögelerle yaratılan On İkinci Ev seyirciyle bir diyalog kurma çabası. Sesini arayan herkes için..."

Koli Art Space’te gerçekleşecek olan etkinliklerde (19 ve 20 Kasım) oturma düzeni açık havada sağlanacaktır. Hava şartlarına uygun biçimde önleminizi almanızı rica ederiz. 19 Kasım Cuma günü etkinliğimizin sonrasında kahve ikramı eşliğinde fuaye yapılacak, 20 Kasım Cumartesi günü ise söyleşi yapılacak ve kokteyl verilecektir.

Yöneten: Salih Usta

Oynayan: Melek Ceylan

Dramaturji: Yaşam Özlem Gülseven

Metin-İçerik Danışmanı: Mürüvet Esra Yıldırım

Hareket Düzeni: Dilan Yoğun

Kostüm Tasarım: Hilal Polat

Işık Tasarımı: Utku Kara

Kondisyon: Selin Aldoğan

Asistanlar: Burcu Kaya, Sevda Yeliz Nar, Tutku Aksu

İletişim Danışmanı: Zeynep Nur Ayanoğlu

Oyun Fotoğrafları: Orçun Kaya

Afiş Tasarım: Müjde Başkale

Süre: Tek Perde 70’

yael_50x70_afis_baski_rgb.jpg

Öznelliği Ararken Beden ve Taşlar Arasında Uzanan Bir Keşif Süreci

Yael Meiry, on yılı aşkın bir süredir bedenlere bakıyor, çeşitli biçimlerdeki ilişkilerin kavramını ve nasıl kurulduğunu keşfederken insanlığı ve öznelliği, inşa edilmiş iktidar ve toplumsal ilişkiler bağlamında arıyor. “Artık Yalnız Kaldığımıza Göre” sergisinde bu keşfi sürdürmek için bir arzu nesnesi arayan Meiry, bütününden kopmuş, sembolik bedensiz parçalar olarak taşlara doğru çekiliyor. Taşların toplanması, kalıpların oluşturulması ve çeşitli malzemelerden heykellerin dökümünü içeren çalışma süreci sonunda titiz stüdyo fotoğrafları ile sonuçlanıyor ve sergi alanında, diğer görüntülerle birlikte sahneleniyor. Nesneler ve kavramların aralarındaki buluşma, sıradan olanın karmaşıklığını, yıkıcılığını ve cazibesini ortaya çıkarıyor.

Yael Meiry; (1982) Tel Aviv'de yaşıyor ve çalışıyor. Fotoğrafı, politik ve sosyal meselelerin göstergeleri olarak biçim ve kimlik konularını sorgulamak için kullanıyor. Meiry, Hayfa Sanat Müzesi'nde ve Galeri 4'teki kişisel sergileri ile birlikte Herzliya Müzesi, Eretz İsrail Müzesi, Indie Galeri, HaMidrasha Galeri ve daha birçok mekânda grup sergilerine katıldı. Farklı misafir sanatçı programları ve sanat programlarında yer almasının yanı sıra, aralarında Mifal HaPais Konseyi ödülü, Asylum Arts ödülü, Rabinovich Vakfı ödülü ve LGBTQ sanat için Artiq ödüllerinin de sahibi oldu. Beş adet fotozininin yayınlanmasının ardından, oluşturduğu fotoğraf kitabı MOPLA Fotokitap Sergisi, İstanbul Photobook Festival, Chicago Sanat Kitabı Fuarı ve Artport Kitap Fuarı'nda gösterildi.

Dünya Kendisine Benim İçimden Bakıyor
The Earth Is Looking At Itself Through Me 

ozge_poster_ig_web.png

Maddeyi dıştan değil içten tanımaya yönelik modern mistik bir araştırma

Küratörlüğünü Tuba Kocakaya’nın üstlendiği Özge Horasan’ın ilk kişisel sergisi “Dünya Kendisine Benim İçimden Bakıyor”, 16 Eylül – 10 Ekim 2021 tarihleri arasında KOLİ Art Space’te izleyici ile buluşuyor. Sergi, Kadıköy Belediyesi’nin desteği ile gerçekleşecek olan Mahalle Festivali kapsamındaki paralel etkinliklerden biridir. Özge Horasan’ın nedensellik ve bağlantılar üzerinden doğa ile kurduğu ilişki, malzemeyi ve süreci iş üretme pratiğinin merkezine alan bir meditasyon biçimini andırıyor. Biyoloji eğitiminin ardından bitki biyolojisi üzerine master yapan Horasan’ın doğa ile ilişkisi karşılaşmalar, kendiliğindenlik ve doğal malzeme ile uyumlanma içeren açık bir oyun. “Dünya Kendisine Benim İçimden Bakıyor” sergisi sanatçının doğaya olan hayranlığının bir dışavurumu gibi, titiz, derinlikli ve hassas. Yaşamın büyüsünü yüceltirken, kendi içgüdülerinin sesini dinleyerek kadın olmanın verdiği üretkenliği kutluyor. Kendi cümleleri ile; “Doğal malzeme ile kurduğum ilişki, beni terbiye ediyor.Dolanıyorum, bitkiler, taş ve toprak buluyorum. Beni çağırdıkları yerlere gidiyorum, vermek istedikleri kadarını alıyorum. Nereden geldiği belli olmayan düşünceleri izliyorum. Eziyor, parçalıyor, yeniden bir araya getiriyorum. Uzaktan bakıyor, içine dalıyor, kendi küçük laboratuvarımda çalışıyorum. Suyunu çıkarıyor, özünü ödünç alıyor, çoğaltıyor, dağıtıyorum. Renk alıyor, renk veriyorum. Cismini ve şekliniözümsüyor, onu elimin düşüncesine dönüştürüyorum. Maddenin ağırlığı bende böyle hafifliyor.” Bu düşünceler ekseninde sanatçının ürettiği; tekstil, fotoğraf, toprak ve kağıt işleri 10 Ekim’e kadar Kadıköy Yeldeğirmeni’nde KOLİ Art Space de görülebilir.

KARŞI PENCERE

sari_afis-35x50cm.jpg

KOLİ Art Space’in görme, gözetleme ve voyörizm kavramına odaklandığı ikinci sergisi açılıyor!

 

Küratörlüğünü Melike Bayık’ın üstlendiği  gözetleme kavramına odaklanarak güncel bir durum tespiti ve sorgulama niyeti taşıyan “Karşı Pencere” sergisi 8 Haziran – 2 Temmuz 2021 tarihleri arasında Kadıköy Yeldeğirmeni’nde KOLİ Art Space’te izleyici ile buluşuyor.

 

Karşı Pencere sergisi gözetim, voyörizm(röntgencilik) ve cinsiyet olgularından yola çıkarak, mahremiyet, gözetleyen–gözetlenen ilişkisi, görme ve izleme, bakış, teşhir, özel alan ve gözetlemenin bedenin sınırlarına müdahale etmesi üzerinden cinsiyet rollerinin sorgulanması gibi kavramlar üzerine şekilleniyor. Sergide Başak Bugay, Ahmet Rüstem Ekici, Tuba Geçgel, Can Küçük, Berkay Tuncay ve Eşref Yıldırım’ın disiplinlerarası (video, yerleştirme, fotoğraf, resim ve örgü) eserleri çok boyutlu bir yapı güden küratöryel tasarımı ile kurgulandı. Gözetlemeyi, mahremiyetin ve voyörizmin sınırlarını yeniden sorgulatacak olan Karşı Pencere sergisi 2 Temmuz 2021 tarihine kadar Kadıköy Yeldeğirmeni’nde, KOLİ Art Space’te görülebilir.

Sergi: 8 Haziran-2 Temmuz 2021 tarihleri arasında Pazar ve Pazartesi günleri hariç 13:00-18:00 saatleri arası gezilebilecektir.

ELÇİN ACUN

MERT ÇAĞIL TÜRKAY

YASEMİN KALAYCI

mert-afis.jpg